10 Şubat 2011 Perşembe

SADECE TAKVİM - 10



Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak Adam Elliot tarafından yazılıp, yönetilmiş bir kil animasyon...Melbourne banliyölerinden birinde büyüyen sekiz yaşındaki Mary Daisy Dinkle ile New Yorklu kırk dört yaşındaki Max Jerry Horovitz’in değişik bir şeklide başlayıp yirmi yıl süren  mektup arkadaşlığını anlatan   Max & Mary , her karesine ve her diyaloguna hayran olacağınız sıradışı bir film.  İki insan var ve onların etrafında bir kaç insan daha...Ve o nevi şahsına münhasır iki insanın kendilerine ait takıntıları... O kadar güzel kurgulanmış ki, çok sürükleyici, kimi zaman güldürüyor, kimi zaman ağlatıyor...Mutlaka seyredin...(Türkçe altyazılı olarak buradan izleyebilirsiniz) Gerçekten çok güzel...

Stephane Bureaux tasarımı çivi çikolatalar :)
İnsanın çivileyip çivileyip yiyesi gelir.Ben bayıldım. Buradan sitesine bakmanızı tavsiye ederim...Videoları izlemeyi ihmal etmeyin...



Bir cumartesi veya pazar sabahı, üşenmeyin erken kalkın...
Saat 07:00'de Haydarpaşa'dan kalkan Eskişehir ekspresine binin...
Saat 07:10'da Bostancı İstasyonundan da binebilirsiniz:)
İsteseniz fırından yeni çıkmış poğaçaları, simitleri, çörekleri doldurun poşetinize...
Yanınıza en sevdiklerinizi ve fotoğraf  makineninizi almayı unutmayın...
Fırına uğramaya vaktiniz olmasıysa, yerinize yerleşmeden önce hemen Yemekli Vagon'da yer kapın...
Kahvaltınızı ve çayınızı söyleyin. Yemekli vagonun olmazsa olmazı sigara böreğini sipariş edin...
Kış günü...
Dışarısı buz gibi...
Ama trenin içi sımsıcak...
Üzerinizdeki katlardan bir kaçını çıkarıp, manzaranın, kahvaltının, sevdiklerinizle böyle bir deliliği paylaşmanın tadını çıkarın sabahın köründe...
Bol bol fotoğraf çekin...
Şansınız yaver gider belki, kar yağmaya başlar... Bilecik yakınlarındaki dağ köylerini bembeyaz bir örtü içerisinde göreceğinizi düşünerek makinanızı hep hazır tutun...
Kahvaltını rehaveti, sıcağın rahatlığı ve trenin sallantısı ile kısa ama güzel bir uyku çekin...
Eskişehir'e geldiğinizde şanslıysanız sizi bembeyaz kar karşılar belki...
Yürüyerek Köprübaşı...
Adalar mevkiinden Gezi teknesi ile Porsuk turu...
Karlara bata çıka tramvay'a yürüyüş...
Tramvay ile Kentpark...
Parkta uzun bir yürüyüş, Eskişehir'de plaj nasıl oluyormuş bir bakın...

Tramvay ile Odunpazarı...
Odunpazarının girişindeki Kadıkonağında enfes bir çibörek ayran ziyafeti...
Çibörek ile yetinmeyip, ıspanaklı peynirli gözleme takviyesi...
Üşüyen ayaklar Kadıkonağının sıcacık atmosferinde ısınırken çay eşiliğinde uzun bir sohbet...
Uzun zamandır buı kadar karbonhidrat bombardımanına şahit olmamış bünye yadırgayabilir, boşverin, tadını çıkarın:)
Haller gençlik merkezinde kahve, Mazlumlar muhallebicisinde geleneksel su muhallebisi, Karakedi bozacısında boza...Eh akşam oldu artık trene binme zamanı...
Biz yetiştiremedik Boza içemedik. Ve Devrim Arabasını görmeyi unuttuk:(
Siz unutmayın...
Kışın kar altında çok güzel bir Eskişehir günü yaşamış olarak, sıcacık yemekli vagona bir güzel yerleşin. Üşüyen ayaklarınız, kemikleriniz, ilikleriniz ısınsın.
Bir şişe şarabınızı, sigara böreğinizi, arnavut ciğerinizi söyleyin.

Şöyle bir arkanıza yaslanın. Sıcağın ve trenin keyfini çıkarın.
Ve bu arada istendiği zaman bir belediyenin  neler yapalabileceğini düşünün. Çok temiz, çok modern, genç, her noktası düşünülmüş, keyifle tasarlanmış, müzelerinin, sergi salonlarının ücretsiz olduğu, pırıl pırıl, genç, modern bir Anadolu şehrini gezerken nasıl gururlandığınızı düşünün.Darısı İzmir'in, İstanbul'un ve nicelerinin başına diye dilekte bulunun. Sohbetinizde tüm şehirde Hocam olarak saygıyla adı geçen Sn. Yılmaz Büyükerşen'e defalarca "Helal Olsun Hocam Sana" deyin.
İstanbul'a vardığınızda saat 24:00 civarında olacak ve siz yattığınız yeri beğeneceksiniz. Garanti ederim:)

5 yorum:

  1. bu çivilerle çivileyin beniiiiiiii :)))

    YanıtlaSil
  2. Ah Eskişehir bir dostumu bırakıp bağrına ankaraya döndüm:(

    YanıtlaSil
  3. Ebrucum asma suratını memlektim Ankara'da güzeldir... Aşk Tesadüfleri sever'de bir kez daha doğduğum memleketi özledim ama dönermisin Ankara'ya diye sorarsan...Dönmem.. Filmdeki gibi "sen hiç İstanbul'dan Ankaraya dönmüş bir Ankaralı gördün mü?
    Ama Eskişehir hakikaten bir başka güzel:)
    Badimmm bizi beraber çivilesinler de, bir yandan da dertleşiriz:)

    YanıtlaSil
  4. Ankara da başka aşk:) İstanbulu ehh kadar severim ama ankara vazgeçilmezim:)

    YanıtlaSil
  5. Aradaki yaş farkının çok olduğunu lakin harika dostukların kurulacağını bilen biri olarak,filmin çok güzel olduğunu hissediyorum.Eskişehir'e gitmediğim halde çok önceleri Tuna Kiremitçi'nin kitabıyla sevdiğim harika bir şehirimiz.Sende ne güzel anlatmışsın Kırmızı Bandanam,sevgiyle kal...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...