Neden Kırmızı Bandana?

KIRMIZI BANDANA
Ben yıllar yıllar önce dalış merakı ile kurslar, dersler derken 94 yılında dalgıç oldum…
Bir nefesinle koca bir kayanın üzerinden aşıvermek çok ilginç bir duygu…
O rengârenk, büyülü dünyayı anlatmayacağım size. Zaten o kadar büyülü ki, anlatamam.
Tabi iş, güç, farklı şehirlerdeki şantiyeler derken kimi zaman çok yakın, kimi zaman da uzak oldum bu çok keyif aldığım işe…
Derken bir gün Çeşme’ye taşındım. Hem şantiyem vardı, hem de yürüyerek denize gidebileceğim bir evim…
Mucize yani…
Hayatımın en keyifli yılları diyebilirim. Ben denizi altında, üstünde, yanında çok mutluyumdur.
Neyse uzatmayayım lafı:)
Ve sonra nereden bir kırmızı bandana edindim bilmiyorum. Ama bakarsanız yıllardır tüm dalış fotoğraflarımda, teknede, kıyıda, iskelede ya başımdadır bandanam, ya da boynumda…
Ve günlerden bir gün…
Karaburun’da bir dalışta…
Dalış bitmiş. Hemen hemen herkes bota çıkmış. Suda birkaç kişi var. Ve ben kırmızı bandanamı birisine uzatıyorum. Deniz suyunda yıkayıp bana tekrar uzatması için.
İşte o gün, Kırmızı Bandanamı attığım adam şimdi benim Sevgilim, Yol arkadaşım, su üstü Buddyim ( Su altı Buddyim Elly’dir) ve en iyi arkadaşımdır.
Kırmızı Bandanam hala var.
Rengi biraz soldu artık ama ben onu çok seviyorum…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...